Espor ve Oyun İncelemeleri, Rehberleri ve Listeleri

Yazar: Espor Fix (Sayfa 1/2)

Espor ve oyun dünyasına yönelik haberler, listeler, rehberler ve video içerikler hazırlıyorum.

LoL ticket atma nasıl yapılır?

“LoL ticket atma nasıl gerçekleştirilir?” bugün bu soruya cevap veren bir yazı hazırladık. Çünkü oyun içi raporlama sisteminin yetersiz kaldığı veya hesabımızla iligili sorunları çözemediğimiz zamanlar oluyor. Bu zamanlarda yapabileceğimiz en iyi şey, League of Legends’in destek biriminnden yardım istemek.

Eğer LoL’ün destek biriminden nasıl yardım istenir, ticket nasıl atılır bilmiyorsanız aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz.

Okumaya devam et >

League of Legends lig atlama rehberi 2: Koridorlar ve Roller

Büyük umutlarla girdiğiniz her maçta tilt olup dereceli League of Legends arenasında olduğunuz yerde sayıyorsanız bu rehber yazı dizimiz tam size göre. League of Legends lig atlama rehberi serimizin ilk yazısında takım oyununun öneminden bahsetmiştik. Bu yazımızda ise, oyuna özgü koridorlar ve rollere ilişkin genel hatlarıyla bir açıklamaya girişeceğiz.

Bilindiği üzere, başarılı olabilmek için herkesin kendi oyun tarzına uygun rolde ve koridorda oynaması bir hayli önemlidir. Biz de her bir koridorun karakteristiğini ortaya koyacak ve bu konuda kararsızlık yaşayan oyunculara yardımcı olmaya çalışacağız. Ayrıca, farklı koridorlarda ve rollerde oynayan oyuncuların dikkat etmeleri gereken hususlara değineceğiz.

Üst Koridor

Üst koridor, oyun terminolojisinde solo veya top olarak da geçebilmektedir. Üst koridor, diğer koridorlarla karşılaştırıldığında daha az aksiyona sahiptir. Burada oynayan oyuncular için en önemli şey, kesilen minyon sayısıdır. Ortalama, dakika 15’e kadar oyun sizin için bir hayli sakin geçeceği için, minyon dalgalarıyla koordine bir biçimde oynamak bir hayli önemlidir. Rakibiniz sizden daha iyi veya üstün ise, rakip minyonlara yalnızca son vuruş yaparak kule altında oynamak en klasik stratejidir. Bu esnada karakterinizi yavaş yavaş güçlendirebilir ve orman oyuncusunun size desteğe gelmesini bekleyebilirsiniz. Sihirdar büyüleri açısından ise, Işınlan seçilerek diğer koridorlara destek konusunda daha avantajlı olunabilir. Tutuştur ile de, olası bire bir savaşlarda avantaj sağlanabilir.

Orman

Ormancı rolü diğer koridor ve rollere göre en hareketli ve aktif olanıdır. İyi bir ormancı, bütün haritaya hakim olmalı, totem atılacak yerleri iyi bilmeli, takımıyla uyumlu olmalı ve karşı takımın hareketlerini iyi tahmin etmelidir. Koridorda kasarken sürekli gank yemekten sıkılan, tilt olarak oyundan düşen veya minyon kesmekten çabuk sıkılan oyuncular için en uygun rol Ormancı rolüdür. Ormancı rolünde takımınızla mümkün mertebe iletişim halinde olarak vadi görevlerini tamamlamanız takımınızı galibiyete taşıyacaktır.

Orta Koridor

Ormancı rolünden sonra oyundaki en aktif diğer rol Orta Koridor oyuncularına düşer. İyi bir orta koridor oyuncusunun yapması gerekenler listesi bir hayli uzundur. Harita kontrolü, rakibinizin karakterine göre uygun oynayış tarzını sergileme, vadide aktif olma ve karşı ormancıyı takip halinde olma bu listenin en önemli maddeleridir. Özellikle karşı ormancıya baskın fırsatı vermemek bir hayli önemlidir. Yalnızca katletme skorlarına odaklı bir oyun tarzı uzun vadede işe yaramamakta, diğer görevlere de odaklanarak takımın yararı ön plana koyularak oynanmalıdır.

Alt Koridor: Saldırı Gücü Taşıyıcısı (ADC)

ADC, takımın saldırı gücü kaynağıdır. ADC oyuncusu için oyun oynarken en önemli şeyler takım savaşlarında uygun pozisyon alma, minyon dalgasını düzgün kullanma, maksimum minyon katletme sayısını ulaşma ve yanınızdaki destek oyuncusuyla uyumlu olmadır. ADC oynayan kişi tek başına değil, sürekli destek oyuncusuyla birlikte dolaşmalıdır. Çünkü ADC oyuncuları rakip Orta Koridor oyuncusu ve rakip Ormancı tarafından sürekli hedef alınırlar. Ayrıca bu roldeki oyuncuların, mümkün olan her zaman Ormancıyla koordine bir biçimde ejder almaları, takım için bir hayli faydalı olacaktır.

Alt Koridor: Destek

Diğer ismiyle Support. Destek oyuncularının amacı takımı ve özellikle de ADC’yi desteklemektir. Destek oyuncusunun en çok dikkat etmesi gereken konular, totem yerleştirme, takım savaşlarında uygun pozisyonda durma, ADC oyuncusuyla uyum içerisinde olma ve her ne pahasına olursa olsun ADC’yi hayatta tutmaktır. Bu rolde oynarken, koridorda hangi tarzda bir oyun sergilediğiniz de bir hayli önemlidir. Seçilen kahramana uygun olarak, takımınızdaki ADC’nin minyonları daha rahat kesebilmesi için rakip ADC’yi düzenli olarak yetenek veya düz vuruşlarla rahatsız etmek, uzun vadede takıma inanılmaz fayda sağlayacaktır.

League of Legends lig atlama rehberi 1: Takım Oyunu OP

”Abi ben çok iyi oynuyorum ama takımıma gelenler çok noob!” ”Ben aslında plat elo oyuncusuyum ama takımıma gelen insanlar yüzünden gümüş eloda kaldım!” ”Yok abi yok! Ne yapsam da çıkamam bu elodan, Riot ne kadar salak varsa benim takımıma yolluyor.” vb. cümleler League of Legends oyuncuları tarafından sıklıkla duyulur. Bu sözleri sarf edenler, en büyük problemlerinin takımlarına düşen yeteneksiz oyuncular olduğunu iddia ederler. Ancak gerçek hiç de öyle değildir. ”Peki sorun nerede?” dediğinizi duyar gibiyiz. League of Legends lig atlama rehberinin bu ilk bölümü boyunca, sorunlardan en büyük iki tanesi üzerine yoğunlaşacağız.

Dikkat: Bu yazı yukarıdaki cümlelerin arkasına sığınarak düşük elolarda eziyet çekmiş, lakin daha sonra kendine gelip hatalarını gören bir oyuncunun iç hesaplaşmasıdır.

Takım Oyunu OP

En sık yapılan hatalardan biri, tek bir güçlü şampiyonla tek başına oyunları taşımaya odaklanmaktır. Tabii ki de zaman zaman tek bir şampiyon ile oyun taşıyabilirsiniz. Fakat iyi kasılmış bir şampiyon, çoğu zaman oyunu taşımak konusunda kendi başına yeterli olmamaktadır. Bu nedenle takımımızın yardımına ihtiyaç duymaktayız. Şimdi isterseniz mini bir senaryo ile bu konuya açıklık getirelim . 

Mehmet 2 sezondur League of Legends oynuyor. Fakat ne yaptıysa Gümüş elodan Altın’a çıkamamış ve sezon sonu ödüllerini hep kaçırmış. Bir arkadaşı ona orta koridordaki en güçlü şampiyonlardan birinin Yasuo olduğunu ve onu alırsa maçları tek başına taşıyabileceğini, bu sayede de Altın seviyesine çıkabileceğini söylüyor. Bundan gazı alan Mehmet ise oyuna girip nickini ”800kyasuomid” olarak değiştiriyor ve Yasuo seçiyor. Buraya kadar her şey normal. Oyun başlıyor, Mehmet teker teker killeri alıyor. Dakikalar 10’u gösterirken Hayalet Dansçı ve Tek kılıcı bitiriyor. Karşısına kim gelirse gelsin tek düz vuruşta öldürüyor. Dakikalar ilerlerken doğal olarak Mehmet de kasmaya devam ediyor. Ancak bu güzel hikaye oyunun ilerleyen dakikalarında birden kabusa dönüyor. Peki ya neden?

Tabii ki de çok kasan ve kendinin yenilmez olduğunu düşünen Mehmet, 5 kişinin arasına atlayarak ya da karşı ormanda dolaşarak ölüyor. Takım arkadaşları ona yardımcı olamıyor ve takım, en önemli oyuncusunu, takım savaşları başlamadan kaybederek bozguna uğruyor. Peki Mehmet’in yapması gereken şey ne idi? Aslında cevap çok basit. Takım arkadaşları ile birlikte hareket edip, oyunun erken safhasında aldığı avantajı onlarla birlikte kullanmaktı. Bunun en güzel örneklerinden birini profesyonel arenada takımların kurduğu takım kompozisyonları bize gösteriyor. Takımlar çoğu zaman oyunu ve takım kompozisyonlarını bir koridor üzerine kurarlar. Supermasive takımı bir maçta Zeitnot’un etrafında takım kurarken, maçı Wolf’un destekleriyle kazanabiliyor.

Sportmen oyuncular günde 1.7 milyon daha fazla oyun kazanıyor

Peki yapılan hatalar bunlarla bitiyor mu? Malesef hayır. Yaptığımız en büyük hatalardan biri de FLAME! Şunu iyi bilmek gerekir ki, herkes her zaman iyi oynamayabilir veya karşımızdaki oyuncular bizden daha iyi olabilir. Bu sebeple takımımızdaki kötü oyun geçiren takım arkadaşlarımıza kötü sözler söylemenin kimseye bir yararı olmayacaktır. Şöyle düşünelim: Mehmet için orta koridorunda her şey yolunda giderken, birden üst koridordan ölüm sesleri gelmeye başlıyor. Mehmet buna çok sinirleniyor ve takım arkadaşına sözlü olarak saldırmaya başlıyor. Bu sözlü saldırılar sonucu takım arkadaşı iyice oyundan düşerken, kendisi de mental anlamda oyundan koparak koridorunu kaybediyor ve durumlar iyice kötüye gidiyor. Oysa ki Mehmet, arkadaşına flame atmak yerine oyuna odaklanıp iyi giden koridorunda, üstünlüğü iyice alıp arkadaşına da yardım etse, takım olarak kazanma ihtimali daha çok artacaktı. Riot Games yetkililerinin de dediği gibi ”Sportmen oyuncular diğer oyunculara göre günde 1.7 milyon daha fazla oyun kazanıyor.”

Riot Games tarafından yayınlanan takım oyununun önemini anlatan ”Takım Oyunu Op” isimli videoyu aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz:

League of Legends lig atlama tavsiyelerinin en önemlisi: Takım oyunu bilinci kazanmak

Unutmayın, en imkansız maçları bile takım oyunu ile kazanmak mümkün. Bunun en güzel örneklerinden biri de International Wildcard Invitational final karşılaşmalarında temsilcimiz Beşiktaş Esports’un INTZ’e karşı oynadığı serinin unutulmaz 3. maçı. Temsilcimiz oyunda her şey kötü giderken, karşı takımın yaptığı hataları değerlendirerek unutulmaz bir geri dönüşe imza atmış, League of Legends tarihinin unutulmaz maçlarından birini bizlere izletmişti.

Beşiktaş Esports ile INTZ arasındaki unutulmaz karşılaşma:

Sinemada sergilenebilecek film tadında 5 oyun

Oyun sektörü, ucu bucağı olmayan bir derya haline geldi. Birbirinden farklı bir çok türü içinde barındıran bu sektör, artık sadece eğlence ihtiyacını değil, aynı zamanda düşünme ve karar verme mekanizmalarını da bünyesinde toplamaya başladı. Çoğu yapım da hikayeleri ve sahneleriyle bu mekanizmaları çok iyi harmanlamayı başarıyor. Hikayesiyle, sahneleriyle ve ses öğeleriyle işini çok iyi yapmış ama kısmen göz ardı edilmiş, oynarken aynı zamanda bir film tadı almanızı sağlayacak film tadında 5 oyun listesini sizler için derledik:

1 – Late Shift

CtrlMovie adlı geliştirici tarafından piyasaya sürülen bu interaktif oyunda, gece vardiyasında çalışan bir otopark güvenliğini kontrol ediyoruz. Yine bir gece işe geldiğinde, sorunsuz giden saatlerin ardından hiç beklenmedik bir olay yaşayan kahramanımızın hayatı, oyun boyunca vereceğimiz kararlara göre yeniden şekilleniyor. Verdiğimiz her kararın farklı bir sonucu olan bu oyun, hikayesiyle zaman zaman sizi hem çok heyecanlandıracak, hem de çok üzecek.

2 – The Bunker

Wales Interactive’in yetenekli ellerinden çıkmış bu oyun, vurucu sahneleriyle çaresizliği iliklerimize kadar hissetmemizi sağlıyor. Bu oyunda doğduğu yıldan beri hayatını sığınakta geçiren John adlı bir karakteri canlandırmaktayız. Hayatını belli bir rutinde, güvenli bir şekilde devam ettiren John, kullandığı bir kaç oda dışında pek etrafta dolaşmaya yeltenmez. Taa ki sığınaktaki sistemler bozulana kadar. Daha önce hiç seviye 2 ye inmemiş olan John, hatanın kaynağını araştırmak üzere oraya adım atar. Bu bölümde ilerledikçe, sığınaktaki diğer 58 kişinin nereye kaybolduğu hakkında daha fazla detay gözüne çarpmaya başlar ve bu insanların nereye gittiğini araştırmaya koyulur. Bu film tadında oyun mutlaka tecrübe edilmesi gereken bir yapım.

3 – The Shapeshifting Detective

Yine Wales Interactive adlı şirketin yapımını üstlendiği bu oyunda, 23 yaşındaki Dorota Shaw adlı kurbanın cinayetini araştıran, Sam adında bir dedektifi kontrol ediyoruz. Dedektifimiz, sorgulayacağı insanların, daha doğrusu istediği insanların kılığına bürünebiliyor. Cinayeti çözmemiz için çok işimize yarayacak bu özelliği kullanarak olay örgüsünü çözmeli ve bütün şüphelileri iyice sorgulayarak, bizi sonuca götürecek bağları kurmamız gerekiyor. 

4 – Spec Ops:The Line

Yager Development’ın geliştiriciliğini yaptığı bu oyunda, Amerika adına orada görev yapan Albay Conrad ve alayı Dubai’ye geri çağırılır. Fakat bir süre sonra ne alayından ne de kendisinden haber alınamaz. Bunun üzerine 3 kişilik Delta ekibi Albay Conrad ve 33. piyade alayına ne olduğunu araştırmak üzere görevlendirilir. Delta ekibiyse kum fırtınaları ve düşmanlarla iç içe, bol aksiyon yaşayarak görevini tamamlamaya çalışır. Bu yapımda üçüncü şahıs bakış açısıyla oynuyor ve kararlarımızla senaryomuzu kendimiz yazıyoruz. Spoiler vermemek adına detaylı bilgi vermek istemiyoruz ama özellikle finalinde büyük bir plot twist barındıran bu film tadında oyun, kararları değiştirerek tekrar tekrar oynamak istenecek bir yapım.

5 – Kholat

The Martian, Silent Hill ve Yüzüklerin Efendisi’nden tanıyabileceğimiz Sean Bean’in anlatımını yaptığı bu oyunda, Dyatlov geçidi vakasından esinlenilmiş. Soğuk dağ havası ve korkutucu atmosferiyle, çadırlarından -30 derecede yalın ayak çıkarak yürüyen 9 kayakçıya ne olduğunu araştırmaya koyuluyoruz. Kholat, atmosferi, ses efektleri ve çaresizliği bize hissetirmesiyle tüylerimizi her an diken diken etmeyi başarabiliyor. Elimizde sadece fener, pusula ve harita varken, nefeslenirken bile güvende olmadığımızı hissettiren bu yapımda tek dostumuz yön bulma duygumuz oluyor. 

Daha eski yazılar

© 2021 EsporFix

Yukarı ↑