Liste

Oyun dünyasının yeni yıldızları: Indie oyunlar

Günümüzde oyun piyasası büyük birkaç şirketin oyuncağı haline gelmiş durumda. Buna rağmen günden güne yayılmaya başlamış, hatta evrimini tamamlamaya çok yaklaşmış olan yeni bir furya artık oyunculara göz kırpıyor: Indie oyunlar furyası. Bu bağımsız oyunlar (Independent) herhangi bir yayımcı şirket olmadan piyasaya adım atan, bu yüzden de genellikle düşük bütçelerle hazırlanan oyunlardır.

Düşük bütçeli olmaları nedeniyle yapımcılara zorluklar çıkarsalar da, yapımcıları grafikten, motordan ve para gerektiren şeylerden kısıp, hikaye ve oynanış tarzı yaratıcılığa dayanan şeyleri geliştirmeye itiyor. Açık olmak gerekirse artık grafiklerin tavan yaptığı ama hikayenin vasat olduğu oyunları görmek oyuncuları bir hayli sıkmış olacak ki, kısmen yeni bir tür olan bu Indie oyunlar furyasının başlamasını ve hatta büyümesini sağlayan To The Moon, Stardew Valley, Starbound tarzı hikayeye odaklanan Indie oyunlar, çıktıkları andan itibaren oyuncuların beklentisini karşılayarak isimlerini sürdürmeyi başardı. Bu isimlerden bahsetmişken, gelin bu yeni akımın hakkı yenmiş 5 oyununa birlikte göz gezdirelim:

1 – Harold Halibut

Onat Hekimoğlu isimli bir Türk yapımcının ellerinden çıkan bu oyun, yüksek grafikler yerine her parçası kil hamurundan yapılmış bir yapım. Oyunda kaza yapan bir uzay gemisinde doğan ve su ile dolu bir gezegende yaşamını sürdüren bir temizlik işçisini kontrol ediyoruz. Sahip olduğu mizahi seslendirmeler ve kısmen karanlık bir dünyayı oyuncuya sunmayı başarabilmesi ile bu kilden yapım, kesinlikle şans verilmesi gereken bir sanat eseri.

2 – We Happy Few

İlk bakışta George Orwell’ın distopik “1984” dünyasını andıran bu oyun, diğer bahsedeceğimiz indie oyunlar kadar düşük bütçeli olmasa da, bu listede ve hatta her listede bahsedilmesi gereken bir oyun. Bu distopik oyunda bir hükumet tarafından “Joy” adı verilen mutluluk haplarını kullanmaya zorlananların olduğu ve bu hapı kullanmayanların “atıldığı” 4 bölge var. Hapı kullanmayı kabul edenler günlük güneşlik olan Wellington Well’de yaşarken, reddedenler ise Garden District adı verilen bölgeye hapsediliyor. Kontrol ettiğimiz karakter Arthur ise bu bölgeler arasında mekik dokuyarak hayatta kalmaya çalışan bir gazeteci.

3 – Selling Sunlight

Eğer kafa dinlemelik bir RPG oyunu arıyorsanız bu oyun tam size göre. Oyunda, bize iki seçenek sunuluyor. Bir seçeneğimiz gezgin, zengin bir tüccar olarak Güneş’i reddetmek. Bu seçeneği seçersek yüzümüzle beraber silinmiş olan kimliğimizde tamamen ayrılıp yeni bir hayata başlıyoruz. Diğer seçeneğimiz Güneş’e tapanlarla beraber olarak işlediğimiz bir suç karşılığında, Güneş tarafından çalınan yüzümüzü geri almak. Sakinleştirici müzikleri ve elle çizilmiş grafikleriyle bu oyun listemizde yer almayı hak ediyor.

4 – Hollow Knight

Bu şirin mi şirin oyun, bünyesinde belirli bir mekan, zaman, karakter kadrosu, hikaye ve karakterin konuşabileceği bir dil bulundurmuyor. Tatlı grafikleriyle göz önüne çıkan bu oyun Avusturalya merkezli Team Cherry şirketinin, ender görülecek güzellikte bir yapımı. Metroidvania türü, böcek diyarında gezdiğimiz bu oyunda bize verilen büyük haritayı bosslar ve moblarla savaşarak ve bol bol öz toplayarak keşfetmeye çıkıyoruz. Oyunda bir geçiş noktası gördüğümüzde direk o yola yönelmek yerine etrafta biraz gezinmemiz, farklı farklı geçiş yolları keşfetmemizi sağlıyor, ki bu da oyuna ayrı bir güzellik katıyor. Oyun tarihine adını altın harflerle yazdırmayı hak eden Hollow Knight’ı kesinlikle kendiniz oynayıp tecrübe etmeniz adına daha fazla spoiler vermiyoruz.

5 – To The Moon

Freebird Games adlı şirketin maharetli ellerinden çıkan bu oyun, düşük bütçe ve grafiklerine rağmen, hiç şüphesiz hayatınızda karşınıza çıkacak en iyi hikayeye sahip oyunlardan biri. Bu 8-bitlik oyunda bir görevimiz var; insanların son arzularını gerçekleştiren Sigmund Corporationun çalışanı olan Eva Rosalene ve Neil Watts’ı kontrol ederek, hayali Ay’a çıkmak olan Johnathan Wyles’ın bu düşünü gerçekleştirmek.

Muazzam ötesi müzikleri, tatlı grafikleri ve kusursuz hikayesiyle bu oyunu bitirdiğinizde, tadı damağınızda kalacak.


Etiketler

Berk Ay

Oyunlarla küçük yaştan beri iç içe olan, öğrenci olarak hayatta kalmaya ve kenarından kıyısından yazarlık yapmaya çalışan eğlenceli bir kişilik.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için buraya tıklayın...