Türkiye’nin espor alanındaki rolü oldukça büyük. Ülkemiz içerisinde oynanan profesyonel maçlar, bölge şampiyonlukları ve takımların ülkemizi dünya şampiyonasında temsil etmeleri…

Ülkemiz içerisinde en çok oynanan oyun olan League of Legends ve onun ligi olan Vodafone Freezone Şampiyonluk Ligi, 2018 yılında Riot Games Espor Sahnesi’nin de açılması ile daha da fazla önem kazandı. Ülker Sports Arena’da yapılan Türkiye Büyük Finali bile yerinde on binlerce seyirci tarafından izlendi. O sayının kat kat üstü de internet üzerinden izleniyor. 

Riot Games Espor Sahnesi yaz ve kış mevsimi olmak üzere iki mevsime ve toplamda 20 güne ayrılıyor. Her gün 10 takım toplamda 5 maç yapıyor. Bunun sonuçlarına göre kış mevsiminin kazananı MSI turnuvasına, yaz mevsiminin kazananı ise Worlds’e gidiyor.

Küresel çapta katıldığımız pek çok turnuvada da Türkiye adını tüm dünyaya duyurmaya başardık. Bunda oyuncuların rolü çok büyük. Öyle ki, Türkiye takımlarından iki oyuncuyu Kuzey Amerika ligi LCS’e bile transfer ettirmeyi başardık. Espor alanında oldukça ilerledik.

Dünyanın en büyük espor sahnesinin açılışından sonra bu yarışa katılmak isteyen pek çok ülke, takımlarına dünyanın en büyük espor tesislerini açtırdı. Ancak espor sahnesi olarak bu rekor halen Türkiye’nin elinde bulunuyor. Henüz uluslararası bir turnuvaya ev sahipliği yapmadık ancak Riot Games’ten güzel bir haber geldi.

TBF günü Riot Games’in yaptığı açıklamada, espor sahnesinin ilerleyen zamanlarda büyük turnuvalara ev sahipliği yapacağını söyledi. Worlds olmasa da MSI, Rift Rivals gibi büyük turnuvaların da burada yapılma olasılığı oldukça yüksek.

Espor sahnesinin 1000 kişilik olması, burada yapılacak turnuvaların kalitesini de arttıracağı için, küresel çaptaki büyük turnuvaların burada yapılması hem oyuncular hem de izleyiciler için mükemmel atmosfer yaratacaktır.

Türkiye’de neredeyse her gün bir oyuncu esporcu lisansı alıyor. Kendini oyunlarda kanıtlıyor ve büyük şeyler başarmak istiyor. Profesyonel oyuncu olmak her ne kadar zor olsa da, gençlerin bu isteği Türkiye’yi espor alanında daha da ileriye taşıyor.

Bu durum yalnızca LoL için değil, esporu olan tüm oyunların ülkemizde oynanması, turnuvanın çeşitliliğini arttırıyor ve genç oyunculara daha fazla imkan veriyor. Profesyonelleşen oyuncular ise kendini dünyaya tanıtmak için çeşitli yayın platformlarından yayın hayatlarına başlıyor. Bu şekilde takımların dikkatini çekebiliyor ve kendilerini kadrolardan birinde bulabiliyor. 

Türkiye’de her geçen gün yeni bir espor turnuva merkezi açılıyor. League of Legends’in de aralarında bulunduğu Zula, CS:GO, PUBG, Fortnite, Rainbow Six Siege gibi oyunların da turnuvaları buralarda yapılıyor.

TESFED’in de kurulmasından sonra bu turnuvalar web sitesinden duyurulmaya başlanıyor ve daha fazla oyuncuya kendini kanıtlama şansı veriliyor. Burada kendini kanıtlayan oyuncular için ise dünyanın kapıları açılabiliyor. Ülkemizi en iyi şekilde temsil edebiliyor ve büyük kupaları ülkemize getirebiliyor. 

Türkiye’nin League of Legends alanında daha da başarıya ulaşması demek, Worlds’e gönderecek takım sayısını 1’den 2’ye hatta 3’e çıkarılacağı anlamına gelebilir. Bu durumda Worlds’te ki başarı şansımızı arttırabilir. Ancak bunların olması için öncelikle Türkiye’nin LoL alanında daha da ilerlemesi gerek. Bunu yapmak için de bazı uluslararası turnuvaların ülkemizde yapılması gerek.

Bu ilerleyişten sonra ülkemizin dünya esporunda en çok konuşulan ülkeler listesine girebileceğini göreceğiz. Tabi burada oyunculara ve izleyicilere düşen çok büyük sorumluluklar var. 

Oyuncuların da kendilerini kanıtlamaları için oyunlara ayıracağı vakti iyi belirlemeli ve işlerini de onlara göre ayarlamalı. Türkiye seyircisinin de maçlar sırasında desteklerini takımlara göstermeleri gerek.

Bu şekilde espor alanında daha da ilerleyebiliriz. Sonuçta Avustralya ligi OPL bile büyük şampiyonluğunu küçük arenalarda yapıyor. Biz ise kapasitesi 10-15 bin kişilik büyük arenalarda yapıyoruz. Bu sayıyı büyütmek ise bizim elimizde. 

Ülkemiz espor alanında oldukça ilerledi. Bundan bir sene önce bile seyircisiz stüdyolarda maçlar oynanıyorken, artık oynanacak maçlar 1000 kişilik espor sahnesinde oynanacak. bu sayının onlarca katı kadar da sosyal medyalardan izlenecek.

Ayrıca TBF gibi büyük bir şova bile bilet bulamayanlar için yine aynı kapasitede bir festival alanı düzenlenip biletsiz oyunculara bu eğlenceli anı yaşatmak istendi. Oldukça da eğlenceliydi. TBF tarihinde ilk defa 5 maç görmüştük.

Şu an dünya çapında en iyi tanınan bazı oyuncular bile kariyerine Türkiye’de başladı. Caps, Bwipo gibi oyuncular zamanında Türkiye’de oynadı ve üstün performanslar gösterdi. Birisi 2018 dünya şampiyonluğu finalisti oldu, diğer ise iki yıl üst üste dünya şampiyonluğu finalisti oldu. 2 kere dünya şampiyonu olmuş Wolf bile kariyerinin son yılını Türkiye’de tamamladı.

Ülkemizin adını, oyunları en iyi oynayan oyuncular tarafından dünyaya duyurmaya başladık. Peki ya sonrası?

Bizleri bekleyen süreç ise şöyle. Türkiye’de esporu taşıyan oyun şüphesiz League of Legends. Bu oyunun düşmesi demek, Türkiye esporunun da düşmesi anlamına gelecektir.

Diğer oyunların da Lol’ün seviyesine ulaşamaması, ne yazık ki esporun sonunu getirecektir. Peki ne yapabiliriz? Esporu olan oyunları yaşatabiliriz. Kendimizi kanıtlayabiliriz, öncelikle küçük, sonra ise büyük turnuvalara adımızı yazdırıp bu oyunları yaşatabilir ve Türkiye esporunu daha da yukarıya taşıyabiliriz.

Her şey bizim ve sizin elinizde. Böyle bir imkanımız var ve bunu kullanalım. Adımızı daha da duyuralım. Espor hakkında oyuncuların da desteği ile paneller düzenleyebiliriz. Her şey buna bağlı.

Sonuç olarak Türkiye’nin espordaki geleceği ve rolü oldukça büyük. Bunu büyük tutmak ise bizim elimizde.